Kara kıta Afrika 1960 yılından bu yana dünyanın
en fakir kıtası olma özelliğini sürdürüyor. Afrika
denilince akla çoğu zaman açlık, susuzluk ve fakirlikten
başka bir şey gelmiyor. Aslında böyle bir
tasavvurun oluşumu Afrika’nın fakirlik gerçeğiyle
olduğu kadar Batılı medyanın bize sunduğu Afrika
imajıyla da yakından ilgili. Afrika hep siyah renklerin
gölgesinde sefaletin pençesinde, yardıma muhtaç
ve daha da önemlisi ‘medeniyete’ muhtaç bir
kıta olarak resmedildi.
Son yarım yüzyıla kadar ‘medeniyet’ götürme söylemi
çerçevesinde gerçekleştirilen sömürge faaliyetleri
daha sonra yerini ‘insani yardım’ adı altında
gerçekleşen misyonerlik faaliyetleri aldı. Öte yandan
son zamanlarda dünya kamuoyunun, İslamdünyasının ve sivil toplum kuruluşlarının Afrika’ya
yardım için harekete geçtiğine de şahit olmaktayız.
Fakat bu yardım faaliyetlerinin Afrikalıların hayatlarını
devam ettirebilmeleri için gerekli olan gıda,
giyim ve tıbbi malzeme yardımı ile sınırlı kaldığını
ve uzun vadede Afrikalıların siyasi, ekonomik ve
toplumsal manada kendi kendilerine yeter duruma
gelmelerine bir katkı sağlamadığını görüyoruz.
Ensar Vakfı olarak eğitimi, su, hava ve gıda gibi asli
ihtiyaçlar içerisinde görmekteyiz. Sudan’da mülteci
kamplarında yaşayan kardeşlerimizi ziyaret ettiğimizde
bunun böyle olduğunu bir kez daha müşahede
ettik. Darfurlu Müslümanlar bir mülteci
kampı için ihtiyaç duyulan pek çok şey varken bizden
eğitime devam edebilmek için Kur’an-ı Kerim
talebinde bulundular. Güvenlik sorunu nedeniyle
geçici olarak kamplarda yaşayan Müslümanlar burada
imkânları elverdiğince eğitim hayatını devam
ettirmeye çalışıyorlar. Ellerinde yeterince Kur’an-ı
Kerim ve okul araç gereci olmadığı için tahta levhalar
üzerine yazıp okuyorlar.
Afrikalı Müslümanlar için Kur’an-ı Kerim, okunan
ve amel edilen bir kitap olmanın ötesinde aynı zamanda
okuma-yazma öğrenmek ve eğitimi sürdürmek
için kullanılan bir ders kitabı niteliğinde. Pek
çok Afrika ülkesinde Kur’an-ı Kerim alfabe ya da
elifba olarak kullanılıyor. Afrika nüfusunun yarıdan
fazlasının Müslüman olduğu göz önünde bulundurulduğunda
Kur’an-ı Kerim’in hem tabi olunan
kitap hem de eğitimin başlangıç kitabı olarak
ne kadar önemli olduğu görülmektedir.
Biz Ensar Vakfı olarak böyle bir ihtiyaca bizzat
şahit olduk ve kardeşlerimizin de talebine binaen
Afrika’ya Kur’an-ı Kerim temin etme projesinin
hazırlıklarına başladık. Bu nedenle Afrikalı Müslümanlara
Kur’an-ı Kerim ulaştırmayı eğitim için
öncelikli bir proje olarak görüyoruz. Amacımız,
ideolojik kaygılarla herhangi bir öğretiyi kabul ettirmek
değil, İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an-ı
Kerim’in anlaşılması için sarf edilecek çabaya Ensar
Vakfı olarak bir katkıda bulunmak.
Afrika’da Kur’an dağıtımı projesi için öncelikli
olarak Sudan, Etiyopya, Tanzanya, Mali ve Nijer’itespit ettik. Bu beş ülkenin seçiminde temel etken
nüfuslarının çoğunluğunu Müslümanların oluşturması
ve bu ülkelerden gelen talepler oldu. Bu proje
için bu ülkelerdeki ihtiyaçları tespit ettikten sonra,
Kur’an-ı Kerim’i ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilmek
için bölgedeki sivil toplum kuruluşları ve resmi kuruluşlarla
irtibata geçtik. Kur’an-ı Kerim’ler ilgili
ya da en yakın ülkelerde basılarak bu kuruluşlar
vasıtasıyla dağıtılacaktır. Önce Kur’an dağıtımı ile
başlayacak olan projemiz daha sonra yerel dillerdeki
tercümelerle devam edecektir.
Allah’ın rızasını kazanma arzusuyla çıktığımız bu
yolda sizlerin de desteğiyle Afrika’daki eğitime katkıda
bulunmak en büyük mutluluk ve huzur kaynağımız
olacaktır.